Yazar : admin
Telefon ile İlgili Unuttuğumuz 14 Nostaljik Şey

Telefonun hayatımıza girişinden bu yana oldukça uzun zaman geçti. Her icatta ve teknolojik gelişmede olduğu gibi on yıllar boyunca telefonlar da çok fazla değişime uğramadan hayatımızın bir parçası olmaya devam ettiler. Son yıllarda ise telefon teknolojisinde de inanılmaz bir değişim söz konusu. Birazdan sıralayacağımız 14 maddelik listede yer alanlar, çok değil, 20 yıl kadar önce bizler için gayet olağan gelen şeylerdi. Bugün baktığımızda ise, sanki onlarla hiç tanışmamış gibi hissediyoruz kendimizi.

Gelin, 80′ ler ve 90′ lardaki telefon alışkanlıklarımıza dair listemizi hazırlayalım. İşte “Telefon ile İlgili Unuttuğumuz 14 Nostaljik Şey”:

1.Çevirmeli Telefon

Sadece arayacağımız numarayı çevirmek için dahi yaklaşık 30 saniye harcadığımız, bazılarının birkaç kg. ağırlığında olduğu geçmiş zaman makinesi. Tuşlarının “tırt tırt” diye çıkardığı sesler ve çalarken çıkardığı yüksek “zırrr” sesi halen kulaklarımızda. Tam ortasındaki şeffaf plastik bölüme de kendi ev numaramızı yazdığımız kağıdı yerleştirmek önemli!

Çevirmeli Telefon

 

2. PTT Baskılı Telefon Rehberi

O yıllar PTT’ nin 2. T’ sinin halen “telefon” anlamına geldiği, Türk Telekom diye bir şeyin olmadığı dönemlerdi. Her bölge santraline kayıtlı aboneleri içeren altın rehber elimize geçtiğinde içimizi bir heyecan kaplardı. İlk iş rehberde kendimizi bulmak, ikinci iş ise o bölgedeki tanıdıklarımızın varlığını ve telefon numaralarını teyit etmek olurdu. İşyerlerine ait ilanlar ve iş gruplarına göre hazırlanmış fihrist ise, hayatımıza büyük kolaylık getirirdi. Şu anda, bütün bir şehrin ad-soyad bilgisinin ve telefon numarasının basılı olduğu bir kitabın ücretsiz olarak binlerce basılıp dağıtılması fikri ne kadar imkansız geliyor değil mi?

PTT Baskılı Telefon Rehberi (Altın Rehber)

 

3.Telefon Danteli

Annelerimizin evin her yerine ve evdeki her eşyaya bir dantel sloganıyla hareket ettiği günlerdi. Çevirmeli telefonun altında, mutlaka baklava dilimi şeklinde yerleştirilmiş bir dantel bulunurdu. Bunların bir üst modellerinde ise dantel, telefonun üstünde yer alırdı. Dantelin hem telefonun altına hem de üstüne yerleştirildiği evlerde ise, telefon ile konuştuktan sonra, danteli kaymadan telefonun üstünde tutmak ve telefonu aynı şekilde bırakmak ayrı bir maharet isterdi.

Dantelli Telefon

 

4. İlk Cep Telefonları

Bu gözler neler gördü? Eminiz ki şu kullandığımız ilk telefonları gençlere verelim, SMS dahi atamazlar. Küçücük dijital ekranda bir SMS’ i 5 kere aşağı inerek okurduk. Bazılarımızın telefonlarında anten vardı ve daha iyi ses kalitesi için görüşürken anteni açardık. Normal pil takılanlardan, kredi kartı büyüklüğünde SIM kartı takılanlara kadar her türde cep telefonu geçti elimizden. Şimdi büyük ekranlı büyük telefonlar makbul olsa da, bir ara işaret parmağı boyutuna kadar küçültülen cep telefonları en pahalılardı. Amaç sadece telefonla görüşmek olunca…

Eski Cep Telefonları

 

5. Çağrı Cihazı

Bir zamanlar iş adamı olabilmek için en önemli kriterlerden birisiydi, bir çağrı cihazına sahip olmak. Dışarıda iken bip bip diye çalan bir çağrı cihazı, hemen kemerden çıkarılır, kim aramış bakılır ve geri aramak için etrafta bir telefon aramaya başlanırdı. Eminiz ki bu cihazı, hiç görmemiş olan bir gencimize verelim, ne olduğunu anlaması bile imkansız olacaktır. Anlatsak da, neden buna ihtiyaç duyulduğunu asla kavrayamayacaktır.

Çağrı Cihazı

 

6.Mobil / Araç Telefonu

Alttaki resimde görünen, bir füze ateşleme sistemine benzese de, aslında bir cep telefonundan başka bir şey değil. Evet, cep telefonlarının atası diyebileceğimiz bu mobil telefonlar zamanın en büyük zenginlik göstergelerinden birisi olup, arabalarda bulunduğunda o arabaya büyük değer katar, araba sahibinin statüsüne statü eklerdi.

Mobil / Araç Telefonu

 

7. Ankesörlü / Jetonlu Telefonlar

İşte önünde sıra beklediğimiz, içerideki kişi konuşmayı biraz uzatınca kapısını tıklattığımız, içinde kendimizi güvende hissettiğimiz meşhur telefon kulübemiz ve içerisinde jetonlu bir ankesörlü telefon. Zaman zaman jetonumuzu yutan, bazen hiç jeton atmadan saatlerce konuşmamıza izin veren, bazen jetonumuzu iade alabilmek için yumrukladığımız o güzel telefonu özledik. Kulübenin içinde duvara monte metal plaka üzerinde mutlaka yer alan telefon rehberini de unutmamak gerekiyor.Bu arada, jetona ip bağlayıp sarkıtanlar el kaldırsın !

Telefon Kulübesi

 

8.Modem ile Paralel Telefonlar

Aslında başlı başına bir yazı konusudur, 90′ lı yıllarda internete girme çabalarımız ve ev telefonuna paralel olarak bağlanan modem hatlarımız. Şimdilerde kulağa çok tuhaf gelebilir ama, o yıllarda internete girdiğimizde telefonumuz sürekli meşgul çalar, ulaşılmaz olurduk. Birisini aradığımızda uzun süre meşgul çalıyorsa, mutlaka internete girmiştir, derdik. İnternete bağlı iken ahizeyi kaldırdığınızda da o tuhaf mekanik sesler çıkardı ve babanız internete girdiğinizi anlar, ay sonunda yüksek gelmesi kaçınılmaz olan telefon faturası nedeniyle şimdiden sizi azarlamaya başlardı. Bir yere telefon edileceğinde internetten çıkar, görüşme bittikten sonra tekrar bağlanırdınız. 146 çevirmeli ağ bağlantısı desek…

Çevirmeli Bağlantı

 

9.Çaldırıp Kapatma

90′ larda aşık olmak da oldukça zor ve masraflı bir işti. Sevgiliniz ile telefonda uzun uzun konuşmak istiyorsanız, yüklü bir cep telefonu faturasını göze almalıydınız. Bu nedenle cep telefonu görüşmeleri genellikle 10 saniye kadar sürerdi. SMS atmak bile bir kişinin bütçesini sarsabilecek boyuttaydı. Hal böyle olunca da yeni yöntemler bulmak zaruri olmuştu. Karşılıklı olarak cepler çaldırılıp, görüşmeden kapatılırdı. Normal zamanda çaldırıp kapatma “seni düşünüyorum,” demek iken, gece geç saatlerde “iyi geceler,” anlamına gelirdi. Çaldırma sayısına göre kişiler arasında farklı lisanlar da oluşmuştu zamanla.

 

10.Santrale Numara Yazdırıp Bekleme

Telefonların ilk dönemlerinde önce PTT santralini arardınız, görüşmek istediğiniz kişinin bilgilerini verirdiniz ve telefonu kapatırdınız. PTT santrali o anki yoğunluğa göre, bir süre sonra sizi geri arar ve görüşmek istediğiniz kişinin hattın diğer ucunda olduğunu söylerdi. Bazen hattın düşmesi saatler sürer ve bir türlü karşı taraf ile görüşemezdiniz. Bu yazıyı okuyanlar içerisinde mutlaka “olmaz öyle şey,” diyenler olacaktır. Büyüklerinize sorun ve çok değil 30 yıl kadar önce telefonda görüşmenin ne kadar meşakatli bir iş olduğuna bir kez daha şahit olun.

PTT Telefon Santrali

 

11.Telefon Defterimiz

Telefon ile ilgili unuttuğumuz nostaljik şeylerden bir diğeri ise, her evde bulunan ve kesinlikle kaybedilmemesi gereken, genellikle deri kaplı, irili ufaklı telefon defterleridir. Bunlar o kadar önemliydi ki, kaybolması halinde ailenizin tanıdıklar ve tüm dünya ile bağlantısının kalıcı olarak silinmesine neden olabilirdi.

Telefon Defteri

 

12.Cep Telefonu Kılıfları

Eskiden cep telefonu kılıfları, kılıf gibi kılıflardı. İçerisindeki telefonu her koşulda koruyabilirdi. Şu anda bize komik gelse, “bu telefonu korusan ne olur korumasan ne olur?” diye düşündürse de, o zaman için bir cep telefonunu korumak hayati öneme sahipti. Gerçi telefonlarda ekran çatlaması vs. gibi problemler olmadığı için, balkondan bile düşse kolay kolay bir şey olmaz, genellikle kapak açılıp içindeki pil etrafa dağılırdı ama olsundu, telefonu korumak gerekliydi. Babalarımızın bellerine yatay olarak telefon yerleştirme sevdası bitmeye yüz tutmuş olsa da, halen zaman zaman görülebilmekte.

Telefon Kılıfı

 

13.Otobüste Cep Telefonu Kapatmak

O yıllardan hafızalarımıza kazınan bir diğer şey ise, otobüslerde cep telefonu ile konuşmanın yasak oluşuydu. “Olur mu öyle şey, uçak mı bu demeyin!”. Cep telefonunun ABS’ yi kilitlediğine dair yaygın bir inanış vardı ve otobüslerde cep telefonu ile görüşmek, diğer yolcularla kavga etmeniz gerektiği anlamına gelmekteydi. Bazen sesini açık unuturdunuz ve çaldığında tüm gözler sizin üzerinize yönelirdi, ne yapacağınızı bilemezdiniz. Konuşmak zorunda kalırsanız da, en fazla 5 saniyede derdinizi anlatıp kapatmanız gerekirdi. O dönemlerde başınıza gelebilecek en kötü şey ise, siz telefon ile görüşürken veye görüştükten sonra otobüsün bir nedenle bozulmasıydı. Anında linç girişimine başlanırdı.

 

14.Kasetli Telesekreter

O zamanlarda telesekreter cihazları telefonların yanında fiziki olarak bulunur ve kasetle çalışırdı. Kaseti dolduğunda eski mesajları silmek veya yeni bir boş kaset alıp takmak zorundaydınız. Kaset dolduktan sonra gelen aramalarda ise, telesekretere mesaj bırakılması mümkün olmamaktaydı.

Tele Sekreter
zvr
Bu yazıyı değerlendirin

2 Bulundu

    comments user

    Ebruş

    İlk cep telefonu bildiğin takozdu. Kavga esnasında karşındakinin kafasını yarabilecek ağırlıktaydı anteni kocamandı sığdıranıyordun telefon klübelerinde az zaman harcamadık. İlk zamanlar jeton derdimiz vardı. Ama allahtan sonraları kart çıktı da kartla aradık. Bir yandan konuşur bir yandan da düşen kontörümüze bakardık
    Otobüste cep telefonu muhabbetine gelince ; teli çalanın bir dövülmesini kalırdı. Telefon ile konuşunca anında kaza yapacağımızı düşündürdüler bize. Ne günlermiş

    Cevapla

    comments user

    Gozde

    Cep telefonumuz altın değerindeydi. Gözümüz gibi bakardık. Kılıfından çıkarmaya korkardık kılofı işe konuşulmadıpında konuşur hemen geri kılıfına koyardık. Bazılarında konuşurken çıkarmana gerek kalmazdı. O kemerlere tutturma olayı beni benden alırdı telefonumuza gözümüz gibi bakardık. Evelallah bir bozulsa bir daha yenisini alamayabilirdik. Çok pahalı idi o zamanlar şimdiki gibi değildi ki sık sık değiştirme imkanına çok az kişi sahipti.

    Cevapla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir