Bergen
Yazar : admin
Etiketler: , ,
Bergen

Bir süreden beri oyuncu Serenay Sarıkaya’ nın başrolünü oynayacağı ve arabesk sanatçısı Bergen ‘i canlandıracağı bir filmden bahsediliyor. Çekimlerinin bir süre ertelendiği haberleri basında yer alsa da, yakın bir zamanda “Müslüm” filmi gibi “Bergen” filminin de milyonlarca sinemasever tarafından izleneceğinden hiç şüphemiz yok. Hikaye ise benzer aslında, acılarla dolu, mücadele ile geçmiş bir ömür.

Yaşı müsait olanlar Bergen’ i hatırlayacaklardır (gençler ise Aleyna Tilki’ nin Dipsiz Kuyum isimli şarkısının Bergen’ in bir şarkısına benzerliği ile ilgili olarak duymuş olabilirler ismini), hafızalarımızda tek gözünü kapatmak için o tarafa düşürdüğü saçları ile halen yer almakta. Sadece 30 yıl yaşamasına rağmen, sanki onyıllar boyunca bizimleydi. Beklenmedik olaylarla dolu hayat hikayesi gibi, ölümü de hiç beklenmedik bir anda olmuştu. Belki de kaderinin yıllar öncesinden çizildiği magazin haberleri arasında gözümüzden kaçmıştı.

Bir gün yeğenine, “Bazen insanlar hiddetli sever, ölesiye sever, yaşadıkları kötü olaylar sevgisinden bir şey götürmez,” dediği yazıldı sonradan. Bu cümle belki de hayat hikayesinin özetiydi. Ölesiye sevmişti…

Belgin Sarılmışer’ in hayatı aslında oldukça güzel başlamıştı. 16 Temmuz 1960′ da Mersin’ de doğan sanatçı daha küçükken dahi çok yetenekliydi, ilkokulu bitirir bitirmez konservatuvara girmişti. Hem de zorlu konservatuvar sınavını birincilikle kazanarak. Kaderinin dönüm noktası da burasıydı belki. Okulu hiç sevmedi, teoriye bir türlü alışamamıştı, bir an evvel ve sadece şarkı söylemek istiyordu.

Bergen Kader ağlarını örmeye başlar

İlk aşkı Yalçın isminde bir taksi şoförü idi. Ona zorla sahip olmuş ve bir gün karşısına geçip, başkasıyla evleneceğini söylemişti. Belgin, aşkın ilk tokadını Yalçın’ dan yemişti ve maalesef bu tokat son olmayacaktı. Bundan sonrakilerin yanında çok hafif kalacağı bile söylenebilirdi aslında.

Bu olaydan sonra okulu bıraktı, yaşını büyüttükten sonra sahneye çıkmaya başlayacaktı. Kendisine bir sahne adı ararken, gazetede Norveç’ in Bergen şehrinden bahseden bir haber gördü. Sahne adı “Bergen” olacaktı.

Yeni bir hayata başlamıştı, Yalçın’ ı unutmak için kendisini müziğe vermişti, hep istediği gibi sadece şarkı söylüyordu. Derken Adana’ da şarkı söylediği bir pavyonda kaderinin bir başka dönüm noktası ile karşılaştı, Halis Serbest ile. Azraili olacak bu kibar adam her gece pavyonda karşısına kurulup bir saniye bile gözünü ayırmadan onu seyrediyor, her gece usanmadan kulise çiçek gönderiyordu.

Bergen, hiç istemese de, defalarca terslese de, aşık olmuştu aslında Halis’ e. Halis ise, büyük bir tutku ile bağlanmıştı çoktan Bergen’ e. Sanatçının arabasını yakabilecek kadar şiddetli ve tehlikeli bir tutkuyla. Bu üzüntülü anında, kendi yaktığı araba için sevdiği kadını teselli eden bu adama aşık olmuştu iyiden iyiye. Arabasını sevdiği adamın yaktığını ise sonraları öğrenecekti. Artık çok geçti…

Evliliğin Kabusları Başlıyordu

Evlilik ile birlikte kabus da başlamıştı aslında. Sürekli dayak yiyordu Bergen. Sonra arada sırada eve gelmeyen Halis’ in zaten evli olduğunu öğrendi. Nikah memuru da yalandı, şahitler de… Bu 2. büyük yalanıydı kendisine söylediği. Ancak, bu bile büyük aşkı bitirememişti ve Bergen’ in bir daha sahneye çıkmaması şartıyla, eşinden boşanan Halis ile tekrar evlendiler. Aynı sorunlar sürekli devam etti, sürekli dayak yedi, sürekli evden kaçtı, sürekli sahnelerde buldu kendisini. Aynı kişiye olan aşkı ise hiç bitmedi.

Bir gün Ankara’ daki evinin yandığını duydu, bunu Halis’ in yaptığını düşünse de hiçbir zaman öğrenemedi belki de. Bergen’ e olan aşkı bu derecede tehlikeli bir hal almıştı.

Sonunda 09 Ocak 1982 tarihinde tekrar evlendiler. Birlikte yaşamaya başladıktan sonra plak yeniden başa sarmış gibiydi. Kavgalar, dayaklar yine başlamıştı. Tekrar terk etti evi, İzmir’ e kaçtı bu sefer. Sahneye çıktı yeniden. Belalısı “Üç gün sonra bütün gazeteler senden bahsedecek” diye uyardı bir gün kendisini. Dediği gibi de oldu.

Bir akşam programdan sonra çıkışta, tanımadığı bir adam elindeki kezzap dolu kovayı Bergen’ e doğru savurdu. Halis yine sahnedeydi, bu sefer azmettirici olarak. Bir gözü görmüyordu Bergen’ in ve 3 gün önce dendiği gibi, bütün gazeteler Bergen’ in acıklı hikayesini yazıyordu. Halis hapse gitti, Bergen ise tekrar sahnelere döndü.

Çok şaşırtıcı geliyor insana ama, bir insanın başına gelebilecek en kötü olaylardan birisi dahi bitirememişti bu aşkı. Bergen, Halis’ i ziyaret etmeye başlamıştı. Özel hayatının bir nebze de olsa durulduğu bu dönemde şöhreti artık Türkiye sınırlarını aşmıştı. Yurtdışı turnelerine dahi çıkıyordu artık. Hayalleri gerçek olmak üzereydi; Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses gibi dönemin büyük sanatçıları ile aynı sahnedeydi artık.

Derken plak yeniden başa sardı. Hapis cezası bitmişti, yine kavuştular. Ancak değişen bir şey yoktu. Adam halen aynı derecede kıskanç, Bergen ise sahneye çıkmak konusunda inatçıydı. Boşandılar.

Bergen için hikayenin sonu

Hikayenin sonu henüz 30 yaşındayken, çok erken bir şekilde gelmişti. Mersin’ e gitmek için annesi ile birlikte yoldayken Halis’ in kendilerini takip ettiğini fark etti, polisi aradı. Tedbir alınacağını öğrenince annesiyle yollarına devam ettiler. 14 Ağustos 1989′ u 15 Ağustos’ a bağlayan gece 04.00 sularında, Adana Pozantı’ da yemek yedikleri lokantada Halis, Bergen ve annesinin karşısına çıktı. Tartışmaya başladılar ve 6 el silah sesi duyuldu. Kendisi ölmüş, annesi ise yaralanmıştı. Hikaye burada bitmiş, sevenlerine Acıların Kadını, Elimde Duran Fotoğrafın, Yıllar Affetmez gibi unutulmayan şarkıları bırakarak bu dünyadan göçüp gitmişti.

Tarihler 11 Nisan 2018′ i gösterdiğinde Halis Serbest adı tekrar gazetelerin manşetlerindeydi, bu sefer Adana’ da 4 çocuğa cinsel istismardan dolayı tutuklandığı haberi ajanslara düşmüştü. Okuduğumuz zaman Bergen‘ in bilebildiğimiz hayat hikayesi de tekrar gözümüzde canlanmıştı.

Hikayeyi bir de diğer tarafın ağzından, Halis Serbest’ in anlatımıyla dinlemek isterseniz; http://www.criturk.com/haber/ozel-haber/bergeni-olduren-esi-halis-serbest-her-seyi-cri-turke-anlatti-26157 adresini ziyaret edebilir ve CRI Türk tarafından yapılmış olan röportajı okuyabilir / dinleyebilirsiniz. Röportaj görüntüleri ise, https://www.youtube.com/watch?v=D-LatNYicsA adresinden, youtube üzerinden izlenebilir.

zvr
Bu yazıyı değerlendirin

2 Bulundu

    comments user

    Gözde

    Bu kadar detay bilgiyi yeni öğrendim. Teşekkürler. Ama okurken hem çok üzüldüm hem de çok şaşırdım. Böyle bir aşk sanırım ancak masallarda olur. Okurken ah Bergen keşke yapmasaydın dedim

    Cevapla

    comments user

    Burak

    Acıların kadını Bergen . Okurken boğazımın düğünlendiğini hissettim. Böyle pis heriflerin bu dünyada da öbür dünyada da yeri yok.

    Cevapla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir