Yazar : admin
Bayramlarda Çocuk Olmak

Her alanda çocuk olmanın tadı, ayrıcalığı farklıyken; bayramlarda çocuk olmak – özellikle de eski zamanlardaki bayramlarda çocuk olmak – özenilmeyecek bir şey değil.

Eski bayramlarda, günler öncesinden başlayan bayram telaşı içinde çocuk olmanın tadı bambaşkaydı. O yüzden eski bayramlarda bayramların havasını, heyecanını tadan o zamanın çocukları, başka bir deyişle günümüzün büyükleri o bayramların tadını şimdiki zamanda bulamamaktadırlar.

Bayramlarda çocuk olmanın en güzel yanı yeni giysiler alınması ve bayram harçlıklarıydı. Geçmiş dönemlerde hem alım imkanlarının sınırlı olması hem de mağazaların bu  kadar çok olmaması, AVM kültürünün daha ortaya çıkmamış olması sebebi ile, çocuklara yeni kıyafetlerin alınması için genellikle bayramlar beklenirdi. Bayram nedeniyle kendisine yeni kıyafet ve ayakkabı alınan çocuklar için bayramlar, ayrı bir mutluluktu. Büyüklerimizden sık sık duyduğumuz, ‘’arefe gecesi yeni kıyafetlerim, yeni ayakkabılarım başucumda uyurdum, bayram sabahını heyecanla beklerdim,’’ sözleri bu heyecanı en güzel anlatan duygulardır.

Erkek çocukları için bayram sabahının farklı bir anlamı daha vardı. Bayram sabahı aile büyükleri ile gidilen bayram namazları, bayram çocukları için bayramın başlangıcı demekti.

Erkek çocuklarının bayram namazına gitmesi ile başlayan bayram , hem erkek hem kız çocukları için, yeni alınan “bayramlıkları”nın giyilmesi ve ardından aile büyüklerinin ellerinin öpülmesi ile devam ederdi. El öpmesinin bayram çocukları için ayrı bir anlamı vardı. Bayramda büyüklerin elini öpmek bayram harçlığı demekti. Aile büyüklerinin ellerinin öpülmesinden sonra, komşuların ve akrabaların kapıları çalınıp onlardan da bayram harçlıkları ve bayram şekerleri toplanırdı. Çocuklar tarafından bayram, hem yeni kıyafetler hem bayram harçlıkları hem bayram şekerleri için dört gözle beklenirdi.

AVM kültürünün olmadığı geçmiş dönemlerde, AVM’ lerdeki kapalı oyun alanları da tabii ki yoktu. İnternet cafeler, oyun salonları, tabletler, cep telefonları da yoktu. Onun yerine bayramlarda kurulan, birçoğu seyyar lunaparklar vardı. Lunaparklar ve çikolataların, farklı şekerlemelerin satıldığı mahalle bakkalları bayram harçlıklarının harcanma yerleriydi. Günümüzden farklı olarak eskiden çocuklar sokaklarda rahatça oynarlardı. O dönemin çocukları için eğlence sadece sokak oyunları olduğu için, bayramlar gibi özel günlerde kurulan lunaparklar en büyük eğlenceydi. Toplanan bayram harçlıkları  lunaparkta atlı karınca, çarpışan arabalar, dönme dolap, salıncağa binmek için bilet almakta harcanırdı. Bir yandan lunaparktaki oyuncaklara binilip eğlenceli vakit geçirilirken, bir yandan da toplanan bayram şekerleri ya da bakkaldan alınan çikolatalar yenirdi. Lunaparkta pamuk şeker, elma şekeri, macun satan satıcılar da bulunur, bayram şekerleri ile beraber bu şekerler de yenilirdi. Bayram günleri sokakta elinde, içi bayram şekeri ile dolu naylon poşetler taşıyan bayram çocukları sık sık görülürdü.

Çatapat, kızkaçıran, mantarlı tabanca geçmiş bayramlarda bayram çocuklarının hevesle oynadıkları oyunlardı. Bu oyunları satan satıcılar bayramlarda çocukların bayram harçlıklarını harcadıkları yerlerden bir diğeriydi. Bayram günü sokaklar çatapatların çıkardığı gürültü ile, kız kaçıranın ‘fiçuyyyy’ sesleri ile yankılanırdı.

Geçmişteki bayramlarda, akraba ziyaretleri de bugünlere göre çok daha fazla gerçekleştirildiğinden, çocuklar için akrabaları tanımak ve akraba çocukları ile (kuzen – yeğen) vakit geçirmek, oyunlar oynamak, güzel anılar biriktirilmesine yardımcı olurdu.  Günümüzde sadece bayramlarda değil, bayram dışı zamanlarda da  akrabalık ilişkileri ve akraba ziyaretleri zayıfladığı için, çocuklar 1. derece akrabaları dışında çoğu akrabalarını tanımamaktadır. Aslında akraba ziyaretleri çocukların sosyal yönünü kuvvetlendirmekte, internet ve sanal alem dışında da vakit geçirmelerini sağlamaktaydı.

Bayramların özel günler olduğunu çocuklarımıza hissettirmenin bizim elimizde olduğunun bilinciyle, bunu bir görev olarak görmemiz gerekmekte. Bayram günü için çocuklarımıza, kendilerine bayram havasını hissettirecek yeni kıyafetler alıp, onları giydirerek, el öptürüp bunun karşılığında  bayram harçlığı vererek, bir nebze de olsa bayramları daha farklı yaşamalarını sağlayabiliriz. Her ne kadar, artık lunaparklar çok fazla kurulmasa da, şekerleme satanlar olmasa da bayramda çocuk olmanın güzelliğini yaşatabiliriz. Tablet, cep telefonu ve bilgisayar ile iç içe bir hayat geçiren çocuklarımız için de hayatlarında böyle bir farklılık yaşamak, onların da çocukluk dönemlerine ait bayram anıları biriktirmelerini sağlayacaktır.

zvr
Bu yazıyı değerlendirin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir