Yazar : Gigi
Çocukluğumuzda Yiyecekler ile Yaptığımız Tuhaf Hareketler

Yemek alışkanlığı çocuklukta kazanılır derler, haksız da sayılmazlar. Zaman içerisinde yeme alışkanlıklarımız değişime uğramış olsa da, çocukluğumuzdan kalan yemek hatıraları halen bilinçaltımızda yer işgal etmekte. Nostalgiawall.com olarak aşağıda sizler için bir liste hazırladık ve çocukluğumuzda yiyecekler ile yaptığımız tuhaf hareketleri hatırlatmak istedik. “Ne var ki bunda, ben bunları halen yapıyorum,” dediğinizi duyar gibiyiz. Dediğimiz gibi çocukluk alışkanlıkları kolay kolay terk edilmiyor 🙂

#Mandalinayı Parmağımıza Takmak

Mandalinayı soyup dilimlemeye başlamadan önce işaret parmağına takmayan var mıdır acaba? Bu çocukluk eğlencemiz listenin ilk sırasında yerini alıyor.

#Kirazı Kulağımıza Asmak

Bilhassa kız çocuklarının takıya olan özel ilgisinin tam bu noktada ortaya çıktığını düşünüyoruz. İkili ve sapı düzgün kirazı bulduk mu hemen kulağımıza takardık. Bir de çekirdeğini sapından ayırmadan yemek için ayrıca çaba sarf ederdik.

#Bonibon Emmek

Bonibonların rengarenk oluşu çok hoşumuza giderdi. En eğlenceli tarafı da renkli kısımlarını emip beyaza çevirip ondan sonra içindeki çikolatayı yemekti. İlaç içiyormuşcasına ciddi bir işti bonibon yemek.

#Çayın İçine Bisküvi Atmak

Çocukluğumuzda yiyecekler ile yaptığımız en unutulmaz şeylerden birisi de çayımıza petibör bisküvisi atmak ve bulamaç haline getirip yemekti. O bulamaç görüntüsü ile nasıl yediğimiz ise araştırılması gereken bir konu aslında! Çay ve bisküvi ile yapılan bir diğer hareket ise, bisküvinin bir ucunu çaya daldırmak, o kısmı yumuşatmak ve tam çaya düşecekken kaldırıp yemekti. Hatırladınız değil mi? Hayatımızın ilk meydan okumalarından birisiydi belki de bu hareket. Çoğu zaman kıvamı tutturamayıp bisküvinin bir kısmını çayın içinde bıraksak dahi.

#Kremalı Bisküviyi Bir Tören Edasıyla Yemek

Kremalı bisküvi alınır özenle açılır ve arasındaki krema yapışmış olduğu bisküviden dişlerimiz ile itina ile kazınırdı. Daha sonra da dışını yerdik. Çok zevki kalmazdı gerçi…

#Havucun Önce Dışını Yemek

Havuç ebeveynimiz tarafından kazındıktan sonra önce havucun göbeği dışındaki kısımları kemirilirdi. En tatlı kısmı olan göbeği ise en sona bırakılırdı. O ince ayrımı yakalayabilmek de ayrıca takdir edilesi bir yetenek idi.

#Çekirdeğin İçini Biriktirmek

Kabak çekirdeğini açmak biraz daha meşakkatli olduğu için ay çekirdeği favorimizdi. Bir güzel ayıklayıp biriktirip sonra mideye indirirdik. Kardeşler arasında açma yarışı yaptığımız bile olmuştur. Hatta az mı çalmaya çalıştık kardeşimizin biriktirdiği içleri?

#Çubuk Kraker İçmek

İki parmağımızın arasına aldığımız çubuk krakerden, sigara içiyormuşuz gibi bir nefes aldıktan sonra üfler sonra yerdik. Hatta bazılarımız önce krakerin etrafındaki tuzları yer sonra kalan kısmı yerdi. Bunu daha da ileriye götüren arkadaşlarımız galetayı da puro yapardı. Çok yaratıcı çocuklardık.

#Sakızın Şekerini Emip Atmak

Şekerli sakızların yeni yeni keşfedildiği dönemlerdi o zamanlar. Şekerini emdikten sonra atar yenisini çıkarıp çiğnerdik.

#Tombi Yumuşatmak

Cipslerin bakkalları istila etmediği zamanlardı. Cips olarak bildiğimiz tombinin ise bizdeki yeri çok ayrıdır. Tombiyi tek tek ağzımıza atar, hemen yemez, dilimizin üzerine yerleştirip erimesini sabırla beklerdik. Eridikten sonra da bir güzel yutardık.

#Cheetosları Yapıştırıp Yemek

Cipsler çıktıktan sonra da yapacak bir şeyler bulmuştuk. Hem o yıllarda deney yapmak ruhumuzda vardı. Acaba 2 tane cheetos parçasını nasıl birbirine kenetleyebilirdik? Çözümünü bulmamız çok uzun sürmedi neyse ki. Cheetosları yalayıp birbirine yapıştırır ve uzun cheetoslar elde ederdik.

#Elma Şekeri

Şimdilerde nadir olarak karşılaştığımız elma şekerleri en çok sevdiklerimizdendi. Kıpkırmızı görüntüsü ile bizi cezbederdi. Önce elmanın etrafındaki kırmızı şeker yenir, daha sonra elma yemeye sıra gelirdi. o da hiç elma tadında olmazdı ya.

#Leblebi Tozu

Sıra geldi, çocukluğumuzda yiyecekler denildiğinde belki de aklımıza gelen ilk yiyeceğe. Tabii ki leblebi tozundan bahsediyoruz. Günümüz çocukları maalesef bu güzel tattan mahrumlar. Leblebi tozunu pipetle boğazına kaçırmadan yemeye çalışmak, daha sonra konuşmak ayrı bir maharet isterdi. Burnumuza çekip yarım saat hapşırmak da aşırıya kaçan arkadaşlarımızca yapılırdı.

#Eve Gelene Kadar Ekmeği Kemirmek

Bakkaldan ya da fırından aldığımız taze ve sıcak somun ekmekler yok muydu? İşte eve gelinceye kadar, yol boyunca önce iki başını yer, sonra da ortasındaki kıtır kısmı kemirirdik. Ekmek eve tanınmayacak halde gelirdi. Misafir varken yapılmaması gereken bir hareketti ama, yoksa sonuç belliydi, tabii ki meşhur anne terliği.

#Haşlanmış Mısırdan Su Çekmek

Şimdiki gibi değildi, GDO nedeni  korkmadan yediğimiz Mısır’larımız vardı. Haşlanmış olan bu mısırları yemeye başlamadan önce suyunu emmeyen var mıdır aramızda?

#Şekerli Yoğurt

Şimdi market raflarında gördüğümüz tatlı, meyveli vs. envai çeşit yoğurdun hiçbirisi yoktu o zamanlar. Biz de kendi eğlenceli yoğurdumuzu kendimiz yapardık. Ya sadece şeker koyardık ya da reçel ile tatlandırır, meyveli yoğurt haline getirirdik.

#Ekmek Üzeri Toz Şeker

Ekmeğin üzerine yağ sürüp, ardından toz şeker dökerek yakaladığımız tadı halen bulabilmiş değiliz.

#Sulugöz Sakız

Sulugöz sakızını çiğneyip, ekşi tadı ile yüzümüzü şekilden şekile sokmak da unutulmaması gereken çocukluk anılarımızdan birisidir.

#Eti Puf

Eti Puf hiç unutamadığımız çocukluk yiyecekleri arasında ilk sıralarda gelir. Önce üzerindeki yumuşak kremayı, sonra tabanındaki bisküviyi yemek de öyle.

#Tüp Çokokrem

Çocukluğumuzda yiyecekler ile yaşadığımız en büyük sıkıntı neydi deseler, hiç şüphesiz cevabımız Tüp Çokokrem’ in hiçbir zerresini ziyan etmeden ağzımıza sıkmak için verdiğimiz büyük çaba olacaktır. Bu güzel ürünü yemek ayrı bir sanattı.

#Sagra Special’ e Gidip Kakaolu Krema Doldurtmak

Şimdiki gençlere, “çocukluğumuzda Nutella’ları sadece Almanya’ daki akrabalarımız getirdiğinde yiyebiliyorduk, şimdiki gibi sonsuz çeşitte fındık kreması vb. yoktu, olanlar da taş gibi olurdu keyif vermezdi,” desek muhtemelen inanmayacaklardır. Hatta elimize plastik bir kova alıp, Sagra Special mağazalarına gidip, icat ettikleri makinenin musluğundan istediğimiz kadar doldurtup eve geldiğimizi söylesek !…

#Düzleştirilmiş Çokomel Jelatini

Çocukluğumuzda yiyecekler ile ilgili yaptığımız en tuhaf hareketlerden birisi de, Çokomel ‘i yedikten sonra jelatinini, genellikle kitabımızın arasına koyarak düzleştirmek, düzleşmeyen yerlerin üzerinden de tırnaklarımızla veya düz cisimlerle geçmek idi. Neden yapardık acaba? Sanırız ki, kitap arasında gül kurutmak ile benzerdi amacımız.

zvr
Bu yazıyı değerlendirin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir